Yine ÖSYM, Yine Mağduriyet
15.02.2014
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Kurumu, İngilizce sınavlarına olan yakın ilgisini 14 Şubat 2014 tarihinde yaptığı bir duyuru ile yeniden gündeme getirdi. ÖSYM, 23 Temmuz 2013 de yaptığı bir düzenleme ile binlerce kişiyi mağdur etmişti. Açılan davalar sonucunda kurum hatasını geç olsa da anlamış, mağdur ettiği kişilerin puanlarını iade etmek zorunda kalmıştı. Şimdi ise uzun zamandır duyumlarını aldığımız IELTS eş değerliliğini tamamen kaldıran açıklamasını duyurdu. Peki, ülkemizde yıllardır kabul edilen ve kullanılan bir sınav sisteminin bu kadar kısa sürede önceden açıklama yapılmadan, gerekçe gösterilmeden kaldırılması ne kadar doğru? ÖSYM yabancı dil eşdeğerliklerini belirlemeye yetkili tek kurum olmanın gücü ile bu kadar büyük kararlar alabiliyor. Ancak kanundan aldığı bu güç sınırsız bir güç değildir. Daha önce yaratılan mağduriyetler nedeniyle açtığımız yüzlerce davada ihlal ettiği hukuk devletinin güvenilirliğini, öngörülebilirlik ilkesini ve belirlilik ilkesini yeniden – bir kez daha ihlal etmiştir. Sınava aylardır hazırlanan ve kurslara giden binlerce kişi bu düzenleme ile mağdur edilmiştir. Binlerce kurs çalışanı ve öğretmen mağdur edilmiştir. Aynı zamanda ÖSYM, duyuru yaptığı günden 2 gün önce YDS başvuru tarihlerinin de bittiği bilemeyecek durumda değildir. Bu kadar insanın bilerek ve isteyerek mağdur edildiğini düşünmemek mümkün müdür? ÖSYM ‘nin kanundan aldığı güç ile bu kadar keskin kararlar alması hukuk devletine aykırıdır. Her ne sebeple olursa olsun böyle bir karar alınacaksa önceden insanları bilgilendirmesi gerekmektedir. Belirlenen bir süre önceden bir duyuru yapıp insanları bilgilendirmek bu kadar zor değildir. Daha önce açılan davalar sonucu puanlarına tekrar kavuşan insanların mağduriyetlerini görmezden gelerek, yeniden böylesine bir mağduriyet yaşatılması daha kötü derecede sonuçlar doğuracaktır. Başta akademisyenler olmak üzere çok kişi mağdur edilmiştir. Yurtdışına IELTS puanı ile giden akademisyenlerin önü bu düzenleme ile büyük oranda kesilecektir. Yine yurtdışına gidip eğitimini tamamlayıp ülkemize dönen akademisyenlerinde IELTS puanı kabul edilmeyecek. Tüm dünyada kabul edilen IELTS sınav sistemi yerine gerçek bilgiyi ölçtüğü kanıtlanamayan çoktan seçmeli YDS ile yurtdışına gidip eğitimlere katılmak, eğitim vermek ne derece doğrudur tartışılması gerekir. British Council ve IDP hakkında çıkan söylentilerin ise konuyu yakından bilen bir kişi olarak, sadece söylentiden ibaret olduğunu söyleyebilirim. Bu söylentilerin aslı astarı olmadığını ÖSYM yaptığı düzenleme ile zımni olarak kabul etmiştir. British Council ve IDP ‘nin güvenilirliğinden şüphe duyulduğu gerekçesi ile IELTS sınav eş değerliği kaldırılıyor ise neden sadece IELTS kaldırılmıştır? British Council sadece IELTS sınavını değil CEA, CPE gibi İngilizce sınav sistemlerine de sahiptir ve eş değerlikleri halen devam etmektedir. Güvenilirliğinden şüphe duyulmanın ötesinde, ülkemizde “çalınan sorular” ve “iptal edilen sınavlar”ı hep beraber yaşadık ve gördük. Bu sınavların hiçbirisi kaldırılmamasına rağmen, IELTS de süreç çok daha farklı işletilmek istenmektedir. IELTS sınavı ülkemizde sadece British Council ve IDP tarafından uygulanmaktadır. Sınav yapma yetkisi hiçbir kurum veya üniversitede yoktur. British Council ve IDP sınav merkezlerinde yer kiralama usulü ile kendi ekibi ile sınav yapmaktadır. Yine sınava giren kişiler sınav güvenilirliğinin ve denetimlerin ne derece yüksek olduğunu yakından bilmektedirler. Sınav sorularını hazırlayan Cambridge Üniversitesi ise tüm dünyada bilinen saygın bir üniversitedir. YDS gibi çoktan seçmeli bir sınava mahkûm edilmek, alternatifsiz olarak tek bir sınava maruz kalmak son derece vahim bir durumdur. YDS, tekel konumda olan bir sınav haline getirilmek ve bir nevi “elek” sistemine mi dönüştürülmüştür? Hukuk devletine güvenen herkesin bu büyük mağduriyet karşısında güç birliği yaparak bu hukuksuzluğa dur demesi gerekmektedir. Duyurunun üzerinden 1 gün dahi geçmemiş olmamasına rağmen tarafımıza ulaşan çok sayıda kişi dava açmak istediğini iletmektedir. Hazırlıklarına başladığımız bu hukuksuz ve ani değişikliği yargıya taşıyacağız. 23 Temmuz tarihli IELTS eş değerlik düzenlemesinde yaşatılan mağduriyette Türkiye de yaşayan bir İngiliz’in ağzından çıkan, gözleri dolarak söylediği sözleri buradan paylaşarak sözlerime son vermek istiyorum. – Kemal bey, benim anadilim İngilizce ve ben bir İngiliz’im. YDS sınavına defalarca girmeme rağmen yeterli puanı alamadım. IELTS de aldığım yeterli puan ise şimdi yok sayılıyor. Hata bende mi yoksa sınav sisteminde mi? Hata nerede?Av. Mustafa Kemal Batur www.batur.av.tr
İdarenin sakat işlemi idari istikrar ve kazanılmış hak ilkesi gereği ancak dava açma süresinde geri alınabilir
14. Dönem POMEM Mağduriyeti
Ülkemizde emniyet teşkilatında görev almak isteyen 4 yıllık üniversite mezunlarının sınavlarında başarılı olmaları koşulu ile eğitimlerini veren kurumun adıdır Polis Meslek Eğitim Merkezleri. (POMEM)
Geçtiğimiz yıl çok sayıda aday Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlükleri Başvuru Şartlarını taşıyan, Başvuruda İstenen Belgeleri eksiksiz teslim eden ve Müracaat Kabul İşlemlerini tamamlayıp 13. Dönem mülakatlarına alındılar. Başarılı olan bay ve bayan toplam 3170 kişi POMEM kapsamında eğitime alındı. Bu kişiler kısa süreli eğitimin ardından ülkemiz emniyet teşkilatında yer alacaklar.Aynı sınav ve mülakatlara giren ve başarılı olan ikinci bir 3170 kişi için ise Emniyet Genel Müdürlüğü o tarihte bir duyuru yayınladı; (320.) erkek yedek ile (3170.) erkek aday dahil ve (9.) bayan yedek ile (130.) bayan yedek aday dahil yedek adayların planlamaları okulların kapasiteleri göz önünde bulundurularak belirlenen kontenjan miktarı doğrultusunda 14. Dönem polis meslek eğitimi için yapılacaktır”
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinden yapılan bu duyuruya göre kişiler 14. Dönem için hak kazanmışlardır. EGM, zaman zaman yine resmi internet sitesinden duyurular yapmış ve kazanan bu adayların beklemelerini, gerekli tarih ve süreç açıklandığında POMEM eğitimlerine başlanacağı duyurulmuştur.
Bu süreçte askerde olan erkek adaylar EGM’nün talepleri üzerine askerden terhis edilmiş, askere gitmek isteyen adaylar ise sistemde Polis olarak göründükleri için askere alınmamışlardır. Diğer yandan kişiler yeni iş arayışına girmemiş, hayat planlarını EGM ’nün duyurusuna göre planlamış ve sabırsızlıkla POMEM girişlerini beklemişlerdir. Aradan geçen 7 ay süre sonunda EGM 29.04.2014 tarihinde hiçbir gerekçe olmaksızın “planlamanın geri çekildiğini” ilan eden bir duyuru daha yayınlamıştır. “31/10/2013 tarihli Genel Müdürlük Makam Onayına istinaden, 13. dönem kontenjanına ek olarak 14. dönem polis meslek eğitimleri için yapılan yedek planlaması geri çekilmiş olup, 13. dönem yedeklerinin adaylık statüleri ilgili mevzuat gereği sonlandırılmıştır. 13. dönem yedeklerinin 14. dönemle ilgili planlaması yapılmayacaktır”
Ülkemizin Emniyet Teşkilatında görev yapmak isteyen ve gerekli tüm şartları sağlayan, zorlu şartları ve mülakatları başarı ile geçen yüzlerce üniversite mezunu önceden haber ve bilgi dahi verilmeden aylarca bekletildikten sonra bir anda mağdur edilmiştir. Hukuk devletinin en önemli ilkeleri olan, belirlilik, öngörülebilirlik ve idareye güven ilkelerinin ihlal edildiği bu düzenlemeyi bir de hukuki boyutu ile ele alalım. İdari işlemlerin geri alınması, idari işlemlerin ileriye yönelik sona erdirilme biçimidir.
İdari işlemin geri alınması işlemi ancak ileriye yönelik olarak ortadan kaldırır. İdari işlem geri alındığı zamana kadar uygulanmakta ve nihayet bireyler lehine haklar doğması söz konusu olabilmektedir. Bu durumda geri alınan idari işlem geri alma anına kadar geçerlidir. Hukuk düzeni içerisinde geçerli olan ve geri alma işlemine kadar yürürlükte bulunan bir idari işleme dayanılarak bireyler lehine doğmuş olan hakların korunup korunamayacağı önemli bir sorun teşkil etmektedir. Gerek öğretideki tanımlardan ve gerekse yargı içtihatlarında yer verilen tanımlardan hareketle kazanılmış hak: “bir hukuki işleme dayanarak kazanılmış olan ve bu suretle kişisel öznel sonuçlar doğurarak subjektif ve öznel bir hak halini alan, daha sonra meydana gelebilecek hukuki düzenleme değişikliklerinden etkilenmeyen, hukuk güvenliği ilkesi nazarında korunması gereken ve nihayet hukuk düzeni içerisinde yasalar ve üçüncü kişiler nazarında herkese karşı yöneltilebilen hak olarak ” tanımlamak mümkündür.
Geri alma, geri almaya sebep olan idari işlemin etkilerini geçmişe dönük olarak ortadan kaldırması durumu hukuk güvenliği ve idari istikrar ilkesini yakından ilgilendirmektedir. Yine öğretide ki görüşlere göre işlem hak doğuran bir işlem ise ve bu işlemi idare daha sonra geri almak istiyor ise iptal davası süresi içinde geri almalıdır. Diğer bir deyiş ile 60 günlük dava süresi geçtikten sonra yapılacak geri alma işlemleri hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayacaktır. 03.07.1989 tarihli, 1988/5 E., 1989/3 K. sayılı Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararına göre, “Kanunların geriye yürümezliği ilkesi, bir hukuki işlem veya eylemin, bir hukuki ilişkinin vuku bulduğu ya da meydana geldiği dönemdeki kanunun hükümlerine tabi kalmaya devam edeceğini ifade eder. Sonradan çıkan kanun, kural olarak yürürlüğünden önceki olaylara ve ilişkilere uygulanmaz”. Yeni yürürlüğe giren kanunlar için kabul edilen geriye yürümezlik esası, idare hukuku alanında da “idari işlemlerin geriye yürümezliği” ilkesi olarak kabul görmektedir. Böylece, kazanılmış hakları, mevcut durumu korumak ve hukuki ilişkilerde istikrarı sağlamak gerekliliğinden doğan bir sosyal hayat kuralı olarak, “idari işlemlerin geriye yürümezliği” ilkesi idare hukuku alanında benimsenmiştir.
Tüm açıklamalarımız ve çalışmalarımız çerçevesinde POMEM de yapılanların hukuka ve hukuk devletinin ilkelerine ters düştüğü açıktır. Anayasa Madde 2′ye göre Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve hukuk devletinde hukuki güvenlik vazgeçilemez bir şarttır. Söz konusu işlem ile çok sayıda kişi bir anda mağdur edilmiştir. Bu mağduriyet “ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK, BELİRLİLİK ve İDAREYE GÜVEN” ilkelerinin de ihlali demektir. Bu ihlale karşı işlemden etkilenen kişilerin yasal yollara başvuracağı ve yasalar çerçevesinde hukuk devleti ilkelerine göre karar verileceği büyük bir gerçektir.
Av. Mustafa Kemal Batur www.batur.av.tr
Milli Eğitim Bakanlığı ve Resen Atama Mağduriyeti
Gelişim Üniversitesi – Vakıf Üniversiteleri (Özel Üniversite) Öğretim Görevlisi Tazminat Davası Görevli Yetkili Mahkeme
OSYM Yabanci Dil Yürütme Durdurma Kararı
Bilgi Teknolojileri Kurumu ve Sabit Telefon Hizmeti ( STH ) Lisanslarının İptali
POMEM Sağlık Şartları Nedeniyle Yapılan İlişik Kesmeler
Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Meslek Eğitim Merkezlerini kazanan ancak eğitim gördüğü sırada alınan yeni hastane raporları sonucu ilişikleri kesilen bir çok aday olmuştur.
Adayların büyük bir kısmı için alınan raporlarda ve uygulanan usulü işlemlerde eksiklikler/hatalar olabilmektedir. Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği ‘nde geçen konularda zaman zaman hatalı yorumlanabilmektedir.
Açılacak davalar sonucu gerekli görülmesi durumunda yeni hastane raporları, hakem hastaneye sevk gibi yollar uygulanmaktadır. Eğitimin ilk haftası alınan raporlarda POMEM ADAYI OLUR rapor alındıktan sonra alınan olumsuz POMEM ADAYI OLAMAZ raporları sonucu üçüncü bir hastaneden yeni rapor alınması da gereklidir.
Tüm bu durumlarda müvekkillerimize en iyi şekilde hukuki destek sağlamakta ve gerekli yasal süreci idari mahkemeler nezdinde takip etmekteyiz.
0212 9777652