Batur & BölükbaşıAvukat Şirketi

Tutuklama Kararına İtiraz ve Nasıl Yapılacağı

Tutuklamaya itiraz nasıl yapılır ve Tutuklama Kararı

Tutuklama kararı verilebilmesi için için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve Ceza Muhakemesi Kanununda belirtilen tutuklama nedenlerinin varlığı şarttır. CMK’da yer alan tutuklama nedenlerinin varlığı kişinin kaçma ihtimali, delilleri yok etme ihtimali, saklanma ihtimali, tanık ve mağdur üstünde baskı yapma ihtimali, delilleri değiştirme ihtimali gibi nedenlerdir. Diğer yandan tutuklama bir zorunluluk değil ve son yol olmalıdır. Tutuklama kişinin özgürlüğünü kısıtlayacağından başvurulması özelliklede deliller ve şüphe somut değil ise büyük sorunlar yaratacaktır. Bu nedenle de tutuklama zorunluluk değil ihtiyaridir.

 

Tutuklama Kararını Kim Verir?

Soruşturma devam ederken ilgili savcının Sulh Ceza Hakimliğine tutuklama talebini iletmesiyle süreç başlar. Sulh Ceza Hakimliği sevk edilen dosyayı inceledikten sonra tutuklamaya yer olduğu veya olmadığı yönünde kararını açıklar. Cumhuriyet Savcılığından tutuklama talebi olmadan Sulh Ceza Hakimliği resen karar veremez. Kovuşturma aşamasında ise hakimlik kendiliğinden tutuklama kararı verebilir. Ancak savcının görüşünü alması usulen gerekmektedir.

 

Tutuklama Kararına İtiraz

Tutuklama kararı verildiğinden itibaren   gün içinde itiraz yoluna gidilebilir. Tutuklama kararına itiraz için kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine beyanda bulunularak yapılır. Bir diğer konu ise tutuklama kararına karşı yapılan itiraz tutukluluğu durdurmayacaktır. Tutuklu olan kişi itirazını yaptıktan sonra tutuklu bulunmaya devam edecek ve verilecek karara göre tutuklanma kararı kaldırılacak veya devam edecektir. Bu durumda eğer ki tutuklanma kararı kaldırılır ise kişi salıverilecektir. Eğer ki tutuklanma kararına itiraz yerinde görülmez ve tutuklanma kararı kaldırılmaz ise kişi tutuklu olarak kalmaya devam edecektir. Tutukluluğun ertelenmesi de bu durumlarda mümkün değildir.

Tutuklamaya dair görüş

Sonuç olarak bu kararın ihtiyarı ve en son yol olduğu bilinmelidir. Aksi durumda doğacak mağduriyetler ve kararan hayatlara sebep olunacaktır. Bir kişinin özgürlüğünün kısıtlanması o kişinin en önemli hakkını elinden almaktır. Bu nedenlerle de kuvvetli suç şüphesinin yanında diğer maddeler kesin olarak yok ise mümkün olduğunca tutuklama kararı verilmemesi gerektiği durumlarda adli kontrol uygulanmasının tüm hukukçuların ortak görüşü olması gerektiği düşüncesindeyiz.

 

 

Tutuklanma hakkında bize ulaşabilirsiniz.

 

CMK. MADDE 100

5271 S.lı Ceza Muhakemesi Kanunu

MADDE 100
İKİNCİ BÖLÜM: TUTUKLAMA

TUTUKLAMA NEDENLERİ

Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.(1)
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; (2)
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
3.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Silahla işlenmiş kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent e) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),
4. İşkence (madde 94, 95)
5. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
6. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
7.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
9. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
10. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.

 

e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. (1)
Tutuklama kararı
Madde 101 – (1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re’sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka
gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir.
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a) Kuvvetli suçşüphesini,
b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.
(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl serbest bırakılır.
(5) Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.