Batur & BölükbaşıAvukat Şirketi

Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar Özel Hayatın Gizliliği

Özel hayatın gizliliği birçok kanunda, uluslararası sözleşmede düzenlenmesine rağmen özel hayat nedir diye baktığımızda net bir tanımlama bulunmamaktadır. Bununla birlikte hızla gelişen teknoloji, sosyal medya kullanımıyla da özel hayatın gizliliğini somut ve net kurallarla çevrelemek günümüzde epeyce zorlaşmış ve gizlilik herkes için farklı görünmeye başlanmıştır. Genel anlamda özel hayat kişilerin aleni davranışları dışında aile hayatı, dini inançları, cinsel davranışları, hobileriyle oluşan yaşam tarzı ve kişinin sadece kendisinin ilgi alanında olan ya da paylaşımlarını sınırlı sayıda bir çevreyi kapsamasını istediği her hareketi kişinin özel yaşamını oluşturur diyebiliriz.

Hukuk devletleri, bireylerin özgürce düşünüp hareket etmesine dışarıdan bir müdahalenin olmaması için bu alanda birçok düzenleme yapmıştır.

Türkiye’deki anayasal düzenlemede özel hayatın gizliliği ve korunması Anayasa madde 20 de düzenlenmiştir. Bu maddeye göre herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın gizliliğine dokunulamaz. Kanunda yetkili bir yazılı emir olmadıkça yetkili kişilerce de özel hayatın gizliliği ‘ne müdahale edilemez.

Anayasada düzenlenen hukuk devleti ilkesinin kapsamına baktığımızda da hukuk devleti egemenlik yetkisini temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını sağlamak ve bunları korumak, hukuki güvenliği sağlamak amacıyla kullanmalıdır bu düzenlemeyle temel hak ve hürriyetlerin keyfi ihlalinin önüne geçilmiştir.

İnsan hakları Avrupa Sözleşmesi sekizinci maddede de özel hayatın gizliliği düzenlenmiş ve ihlali korunmuştur bu maddeye göre herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.

 

5237 sayılı Türk Ceza Kanunumuzda 132-140 maddeleri arasında da özel hayatın gizliliği ve korunması düzenlenmiştir.

Haberleşmenin gizliliğinin ihlali suçu

TCK 132. Maddesinde öngörülmüştür. Kişiler arasında haberleşmeler telefon, telgraf, e-posta, mektup vb. yollarla yapılmaktadır ve haberleşmenin içeriğini öğrenmekle haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu gerçekleşir.

Haberleşmenin içeriğini hukuka aykırı olarak ifşa eden taraf veya 3. Kişi hakkında daha ağır cezaya hükmolunur aynı zamanda bu içeriği basın ve yayın yoluyla ifşa edilmesiyle ceza yarı oranında arttırılır. Öğrenilen bilgilerin ortaya çıkarılması reklam malzemesi yapılması ilan edilip açığa vurulmasıyla ifşa gerçekleşir.

Hukuka aykırılık unsuru olarak hakkın kullanılması söz konusu olabilir, örneğin mahkemede kanıt amacıyla davanın konusuna göre Whatsapp konuşmalarının sunarak haberleşmenin gizliliğini ihlal etmiş olunmaz.

 

Kişiler arasındaki konuşmanın dinlenmesi ve kayda alınması suçu

hukuka aykırı olarak herhangi bir aletle dinlemek ve dinlerken bir sez cihazıyla kaydetmek ve basın yoluyla yayınlamakla oluşur. Konuşmanın aleni bir yerde ya da gizli bir alanda yapılmış olmasının bir önemi yoktur kanun maddesinin gerekçesinde de özel gayret gösterilerek duyulabilmesi halinde aleni olmayan konuşma söz konusudur denmektedir. Örneğin bir eğlence merkezinde konuşan iki kişinin genele hitap ederek konuşmaları dışarıdan anlaşılmadığı takdirde aralarında geçen konuşma özel sayılır ve bu konuşmanı da dinlenilip kayda alınmasıyla bu suç oluşur. Ancak bu suç kişilerin konuşmasına kulak misafiri olmakla oluşmaz mutlaka dinlemeye elverişli bir aletle dinlenilip kaydedilmesi gerekir. Taraflardan sadece birinin rızası olsa bile bu suç oluşur.

Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi de bu suçu işlemiş olur örneğin bir profesörün ders anlatımı sırasında öğrencisi tarafından sesinin kayda alınması ve not haline getirilmesi de bu suç kapsamında olur

Bu suç işlenip elde edilen bilgilerle bir yarar sağlanmışsa veya 3.kişilerin yararına kullanılmışsa daha ağır cezaya hükmolunur.

 

Özel hayatın gizliliğinin ihlali

aile hayatı, dini inançları, hobileri, cinsel yaşamı veya kişinin yaşam şekline özgü gördüğü yani başkaları tarafından bilinmesini görülmesini istemediği herhangi bir durumun başkaları tarafından ihlal edilmesinde bu suç işlenir. Bu suçta korunan hukuki değer kişilerin gizli yaşam alanıdır. Örneğin kapı deliğinden birinin odasını veya evini gözetleyerek çekmeceleri araştırarak, çantasına bakarak kişinin özel hayatın gizliliğini ihlal etmiş olursunuz.

Öğrenilen bilgilerin ifşa eden ya da basın yayın yoluyla yayan kişilere karşı daha ağır cezaya hükmolunur. İfşanın hukuka aykırı olarak gerçekleşmiş olması gerekir.

Fail tarafından kamu görevlisi ve görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak şeklinde işlenmesi, belirli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi durumunda daha ağır cezaya hükmolunur.

Aynı zaman da AİHM tarafından verilen bazı kararlarda kişilerin tanınmış olması durumunda özel hayatın ihlali suçunun sınırlarının biraz daha genişlediğini görmekteyiz örneğin tanınmış bir sanatçı şarkıcı veya devlet adamıysanız özel yaşam sınırlarınız daralmaktadır.

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu

günlük yaşamımızda tedavi olurken seyahat ederken sigorta yaparken ve daha birçok şeyde bilgilerimiz çok sık kayıt altına alınmaktadır kişiye ait tüm bilgiler kişisel veri olarak tanımlanabilir. Bu suçun oluşabilmesi için öncelikle kişisel veri söz konusu olmalı ve bu kişisel verilerin kaydedilmesi hukuka aykırı olarak yapılmalıdır. Kişilerin siyasi, felsefi veya din görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel verilerin kaydedilmesi neticesinde kaydeden kişi aynı şekilde cezalandırılır.

 

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu

Seçimlik hareketli bir suçtur ve bu seçimlik hareketlerden birinin gerçekleşmesi suçun oluşmasına yeterlidir.

 Hukuka uygunluk sebebi olarak hakkın kullanılması söz konusu olabilir örneğin gazetecilik mesleğinin icrası durumunda hukuka uygunluk sebebi oluşmuş olur.

Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle, belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, İşlenmesi hâlinde daha ağır cezaya hükmolunur.

Bu suç şikayete bağlı bir suç değildir. Şikayete tabi olmaması şikayetle soruşturma açılmayacağı anlamına gelmez açılabilir ancak şikayetten vazgeçildiğinde soruşturmaya devam edilecektir.

 

Verileri yok etmeme suçu

Hukuka uygun olarak kaydedilen verilerin süresi geçtikten sonra sistem içinde yok etmekle görevli olan görevlinin görevini yerine getirmemesi sonucunda bu suç işlenmiş olur. Bu suç ihmal suretiyle kasten işlenebilecek suçlardandır.

Kişinin işlediği suç sonrası pişmanlığını ve özrünü belirtmesi aynı zamanda sebep olduğu zararı gidermesi sonucunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.

 

Stj. Burcu Korkmaz

 

 

 

 

 

TCK DOKUZUNCU BÖLÜM

Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar

 

Haberleşmenin gizliliğini ihlâl

MADDE 132. – (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlâl eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlâli haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen ifşa eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(4) Kişiler arasındaki haberleşmelerin içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayınlanması hâlinde, ceza yarı oranında artırılır.

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması

MADDE 133. – (1) Kişiler arasındaki alenî olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(3) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerden biri işlenerek elde edildiği bilinen bilgilerden  yarar sağlayan veya bunları başkalarına veren veya diğer kişilerin bilgi edinmelerini temin eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu konuşmaların basın ve yayın yoluyla yayınlanması hâlinde de, aynı cezaya hükmolunur.

Özel hayatın gizliliğini ihlâl

MADDE 134. – (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlâl eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlâl edilmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

(2) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, ceza yarı oranında artırılır.

Kişisel verilerin kaydedilmesi

MADDE 135. – (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

MADDE 136. – (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Nitelikli hâller

MADDE 137. – (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;

  1. a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,
  2. b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Verileri yok etmeme

MADDE 138. – (1) Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde altı aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Şikâyet

MADDE 139. – (1) Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

MADDE 140. – (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.