Malvarlığı ve Miras Hukuku Kapsamında Dijital Miras

Yargı kararlarında ve doktrinde kendine yer bulmaya başlamış dijital malvarlığı ve dijital miras, özellikle zamanın ruhu göze alındığında üzerinde özenle durulması gereken kavramlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Gelişen teknoloji ve bu teknolojinin yarattığı pazar göz önünde bulundurulduğunda hususiyetle üzerinde durulması gereken bu kavramlar, ileride yaşanabilecek hukuki uyuşmazlıklara hazırlıklı olabilmemizi sağlayacaktır. Bununla birlikte hukukun ne kadar dinamik bir alan olduğunu da bize gösterecektir.

Teknolojik ilerlemeler neticesinde, kişiler sosyal medyayı ve interneti son derece yoğun kullanır hale gelmiştir. Bu kullanım kişilere maddi kazanç kaynağı olmuş hatta tek geçim kaynakları sosyal medya haline gelmiştir. Bununla birlikte, elektronik para birimlerinin (bitcoin, etherium, ripple ve diğer altcoinler) bir yatırım aracı haline gelmiştir. Kişilerin elektronik cüzdanlarında yüklü meblağların bulunmasına, fiziksel olarak sahibi olunmayan elektronik paraların bir alışveriş sujesi haline gelmesine sebep olmuştur.

Öncelikle açıklamak gerekir, bu alan öyle bir alandır ki anayasada kendine yer bulmuş olan özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği, mülkiyet ve miras haklarının bir bakıma kesişimi niteliğindedir. Dijital mirasın hukuki bir zemine oturtulmaması halinde bu haklardan birinin yahut birkaçının zarar göreceği açıkça ortadadır. Örnek vermek gerekirse, ölen kişinin Instagram hesabının mirasçılarına intikal edecektir. Instagram platformunun mesajlaşmaya olanak sağladığı da göz önüne alınacak olursa, hukuka aykırı yapılmış bir intikal söz konusu olabilir. Müteveffa ile bu platform aracılığıyla iletişime geçmiş kişilerin özel hayatlarının gizliliği ve haberleşmelerinin gizliliğinin ihlal edildiği söylenebilecektir.

Herhangi bir mal üzerinde bir hakkı varlığı, ancak ona sahip kılınan kişinin varlığına bağlanmış bulunmaktadır. O halde kişi öldüğü veya ölüme denk tutulan bir halde bulunduğunda ne olacaktır? Başka bir deyişle hak sahibi olma yeteneğini yitirdiği, kişiliği sona erdiği zaman, onun sahip olduğu hakları, borçları ve diğer özel hukuk ilişkileri ne olacaktır? İşte bu soruya cevap veren hukuk dalı miras hukukudur.

Her ne kadar istisnaları bulunuyor olsa da, kural olarak malvarlığı hukuku ile ilgili ilişkilerin tümü miras hukukuna konu olur. Miras hukukunun ilk ve en önemli amacı, ölümünden itibaren kişinin malvarlığı hukukuna ait, başka bir deyişle ekonomik değeri olan ve dolayısıyla para ile ölçülebilen ilişkilerin geleceğini belirleme, yani onların, mirasçılarına geçişini düzenlemektir.

Türk Medeni Kanununun 599. maddesine göre “Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın ayni haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.” Kural olarak, bir kişinin ölümünden sonra intikale elverişli, devri mümkün olan özel hukuk ilişkileri mirasçılarına geçmekte fakat kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları ölümle son bulmaktadır. Bu sebeple, bir hakkın miras yoluyla intikalinin mümkün olup olmadığı konusunda tereddüt bulunması halinde kıyas yoluyla ve yorum yaparak söz konusu hakkın intikale elverişli olup olmadığı hakkında inceleme yapılmalıdır ki, dijital malvarlığı işte tam da böyle bir çizgide bulunmaktadır.

Öncelikle, salt şahsi kullanım amaçlı sosyal medya hesaplarının incelemesi yapılacak olursa, Facebook gibi sitelerin “ölümden sonra hesap şifrelerinin paylaşılacağı kişiler”in seçiminin sağlanabilmesi imkanını sunduğu görülebilecek olsa da, bu şekilde yapılacak bir intikalin hukuken karşılığı bulunmamaktadır. Ölüme bağlı tasarruf niteliği taşıyan bu isteğin, kanuna uygun olarak yapılması gerekir ve bahse konu usul kanunumuzda öngörülmüş bir usul değildir. Ancak, bu hesapların özel anı niteliği taşıyan eşya niteliğinde kabul edilerek kanuni mirasçılarına intikal ettirilmesi gerekliliği doktrinde tartışılmaktadır. Ayrıca, Alman Federal Yüksek Mahkemesince verilen bir kararda, dijital materyallerin mektup ve günlük gibi değerlendirilerek mirasçılara intikal etmesi gerektiğine dijital miras kapsamında karar verilmiştir.

Bununla birlikte, maddi kazanç elde edilen sosyal medya hesaplarını da incelemek gerekir ki, kanımızca elektronik para cüzdanlarına erişim ve bunların intikali, icloud hesabı ve bu hesaba bağlanmış başkaca hesapların şifreleri de bu kapsamda sayılacaktır. Bilindiği üzere günümüzde sosyal medya hesapları tıpkı bir ticaret malıymışcasına satış sözleşmesine konu olabilmektedir. Hal böyleyken, murisin ölümünden sonra bu hesapların mirasçılara dijital miras olsa da intikal etmesi gerekliliği açıktır.

Her ne kadar malvarlığı kavramı ve algısı, “fiziksel” olanı düşünmemize sebebiyet veriyor olsa da, bu algının ve kavramın değişmesi gerekliliği hasıl olmuştur. Dijital dünyada algı sınırlarını zorlayacak derecede büyük bir maddi kazanç sağlama imkanı bulunmaktayken, dijital malvarlığını yok saymanın artık mümkünatı kalmamıştır. Bu sebeple, hukukun ve mevzuatın değişen ihtiyaçlara uyum sağlamasıyla, bu nev’iden malvarlıklarının da külli haleflere intikal etmesi gerektiği kanısındayız.

Av. Gizem Bölükbaşı