Batur & BölükbaşıAvukat Şirketi

Yasal Olmayan Yollardan Kazanç Elde Etme: Kara Para

Yasal olmayan faaliyetlerden elde edilen paranın yasal yollarla elde edilmiş gibi gösterilerek sistem içine dahil edilmesine kara para aklama denir.

Burada amaç devletin bu parayı nereden buldun sorusuna resmi kanallar üzerinden cevap yaratabilmektir. En çok kara para elde edilen kanallar arasında; uyuşturucu, fuhuş, insan kaçakçılığı, terör ve silah ticaretidir. Devlet tarafından yapılan denetimlerde şüpheden uzak bir şekilde değerlendirilecek olan nakit paranın vergisi verilmemekle birlikte herhangi bir banka kanalı üzerinden işlem yapılması da mümkün değildir.

Çeşitli kara para aklama yöntemleri kullanılarak, suçların deşifre olma ihtimali ve bunun sonucunda da cezai yaptırımlarla karşılaşma sorunu ortadan kaldırılmış olur. Pek çok kişinin hayal gücünün sınırlarını zorlamasına rağmen tahmin bile edemeyeceği yöntemlerle elde edilen para nakit akış döngüsünün içine dahil edilir. Uygulanan yöntemler ülkeden ülkeye değişiklik göstermekle birlikte finansal sistemlerin çeşitliliği de yeni fikirlerin ortaya çıkmasını sağlar. Kara para aklama konusunda en çok fikir üretebilecek kişiler arasında; hukukçular, muhasebeciler ve mali danışmanlar gösterilebilir. Bu kişiler sisteme olan hakimiyetlerini yapabilirler.

 

 

Kara Para Aklamanın TCK Kapsamında Cezalandırması Nasıl Yapılır?

Ülkelere göre kara para aklamanın cezası değişiklik gösterir. Ülkemizde ise 4208 sayılı kanun hükmüne uygun işlemler yapılır. Kara para kazanmak ve bu parayı aklamak birbirinden bağımsız iki ayrı suçtur. Kara para aklama yöntemleri tek tek kullanılabileceği gibi birkaç farklı yöntem aynı iş içinde de kullanılabilir. En sık karşılaşılan yollar pek çok masum kişinin organizasyonun içine dahil olmasına ve bu suçtan ceza almasına neden olmuştur.

1996 yılında kurulan MASAK, suç gelirlerinin aklanması ve güvenli bir toplum oluşturma çabalarında etkili görevler üstlenir. Uygulamanın tespiti için elde ettiği bilgileri en hızlı şekilde değerlendiren, en iyi şekilde analiz eden ve sonuçları ilgili birimlere ileten kurum, Maliye Bakanlığına bağlı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

 

En Sık Kullanılan Kara Para Aklama Yöntemleri Nelerdir?

Sınırsız sayıda yöntem bulunmasına karşılık en sık kullanılan kara para aklama yöntemleri arasında;

* Fonların ülke dışına çıkarılması
* İnternet bankacılığı
* Şirinler yöntemi
* Hayali ticaret
* Parçalama yöntemi
* Kağıt üstünde kurulan hayali şirketler
* Kumarhane ve gazinolar gösterilebilir.

Para aklamada zaman zaman birden fazla yöntem aynı aklama işinde de kullanılabilir. Konuyla ilgili düzenlemelerin yapıldığı ülkelerde değişen banka hesap hareket limitlerinin altında kalacak şekilde yapılan işlemler dikkat çekmezken, çok sayıda kişinin dahil olduğu işlemler sonucunda farklı bankalar ve şubeler üzerinden yatırılan hesaplarla para sistem içine dahil edilmiş olur.

Nakit paranın kullanıldığı göstermelik şirketlerdeyse aklama; nakit akışının çok yoğun olduğu bir alanda iş yeri açılarak başlar. Satılan ürün miktarının tespitinin kolay olmadığı hızlı tüketim ürünlerinde ne kadar ürün girişi ve çıkışı olduğu belirlenemeyeceği için bu kanallar kara para aklama için son derece uygundur. Kurulan hayali şirketler sadece kağıt üzerinde vardır ve bu aşamada denetimlerin yapılması oldukça zorlaşır.

 

Vergi Cenneti Ülkeler Müşterilerine Ne Gibi Avantajlar Sağlar?

Kıyı bankacılığı veya off-shore olarak tanımlanan kara para aklama yönteminde sunulan vaatler arasında; gizlilik, sıfır veya sıfıra yakın vergi, konum olarak gelişmiş ülkelerle rahat iletişim, gerekli teknik altyapı ve uzman kadro sayılabilir. Çok sıkı bir şekilde sır saklama prensiplerinin geçerli olduğu kıyı bankalarında faiz oranları belirlenirken serbest piyasa şartları dikkate alınır. Uygulamanın döviz bürolarında sürdürülen ayağında ise küçük ölçekli banknotlar büyükleriyle ve eldeki para birimleri farklı para birimlerine çevrilerek gelir sistem içine entegre edilir. Gelişen teknolojilere ve değişen sistemlere uygun olarak kendini yenileyen para aklama yöntemlerinde en yeni trend internet bankacılığı ve elektronik paradır. Son zamanlarda kripto para birimi olarak adlandırılan Bitcoin, Ethereum, Ripple gibi sanal para birimleri bu yöntemlerde kullanılmaya başlanmıştır.

 

 

 

MASAK ve KARA PARA AKLAMA

 

Aklama sürecini kavramak için konu, “öncül suç” ve “suç geliri” kavramları ile birlikte değerlendirilmelidir. Genel olarak aklamadan bahsedebilmek için;

  • Bir suç işlenmiş (Öncül suç),
  • Bu suç sonucunda herhangi bir ekonomik değer elde edilmiş (Suç geliri),
  • Bu ekonomik değerleri yasadışı nitelikten çıkarıp bunlara yasal görünüm kazandırmaya yönelik fiillerin işlenmiş

Olması gerekmektedir.

Aşağıda aklama ile ilgili temel kavramlar açıklanmıştır:

Öncül suç

Öncül suç suç gelirinin elde edilmesini mümkün kılan suçtur. Hukuki olarak suç gelirine kaynak teşkil eden bu suçlar, benimsenen yaklaşıma göre ülke mevzuatlarında farklı şekillerde belirlenmişlerdir. Öncül suç belirlemede kullanılan yaklaşımlar şu şekilde belirtilebilir:

  • Tüm ağır suçların öncül suç olarak kabulü,
  • Tüm suçların veya belirli kategorideki ağır suçların veya belirli hapis cezası sınırını aşan suçların öncül suç olarak kabulü,
  • Öncül suçların sayma suretiyle belirlenmesi,
  • Karma yaklaşım.

Ülkemizde 4208 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde öncül suçlar sayma yöntemi ile belirlenmişken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun aklama suçunun düzenlendiği 282. maddesinde “alt sınırı altı ay ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar” şeklinde eşik yaklaşım benimsenmiştir.

Suç Geliri

Suç geliri yasaların suç saydığı fiillerden elde edilen her türlü ekonomik menfaat ve değer olarak ifade edilebilir. Sözlük anlamıyla “yasa dışı yollardan sağlanan kazanç” olarak tanımlanan suç geliri, kirli para gibi terimlerle de anılmaktadır. Uluslararası literatürde ise bu kapsamda “suç geliri” (proceeds of crime), “kirli para” (dirty money), “karapara” (black money) veya “suç parası” (criminal fund) terimleri kullanılmaktadır.

Suç geliri ekonomik, sosyal ve hukuki olmak üzere farklı açılardan tanımlanabilir. Aklama suçuna konu olabilecek suç geliri doğal olarak hukuki olarak tanımlanan suç geliridir ki, bu da ülke mevzuatlarında öncül suç olarak belirlenmiş fiillerden elde edilen her türlü değerdir.

Ülkemizde 19.11.1996 tarihinde yürürlüğe giren 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun’da tanımlanan “karapara”, Söz konusu Kanunun 2/a maddesinde sayılan Kanunlardaki fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen bütün ekonomik değerleri ifade etmekteydi. 18.10.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunda karapara kavramı yerine “Suç geliri” kavramı kullanılmış ve aynı kanunda suç geliri, TCK’nın 282 nci maddesine paralel şekilde “suçtan kaynaklanan malvarlığı değeri” olarak tanımlanmıştır

Aklama suçu

Aklama suçu, genel olarak öncül suçlardan elde edilen gelirlerin, yasa dışı kaynağını gizlemek ve bu gelirleri yasal bir kaynaktan elde edilmiş gibi göstermek amacıyla yapılan her türlü işlem olarak tanımlanabilir.

Aklama suçu hukuk sistemimizde ilk olarak 19.11.1996 tarihinde yürürlüğe giren 4208 sayılı Kanunun 2/b maddesinde “Karapara aklama suçu” adıyla tanımlanmıştır. Daha sonra 1 Haziran 2006 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” başlıklı 282’nci maddesinde yeniden düzenlemiştir.

Aklama ile mücadele kapsamında hazırlanan uluslararası sözleşmelerde aklama fiilleri ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Örneğin Türkiye’nin de taraf olduğu Sınıraşan Organize Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin “Suç Gelirlerinin Aklanmasının Suç Haline Getirilmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde;

  • Suç geliri olduğu bilinen malvarlığının yasadışı kaynağını gizlemek veya olduğundan değişik göstermek veya öncül suçun işlenmesine karışmış olan herhangi bir kişiye işlediği suçun yasal sonuçlarından kaçınmasına yardım etmek amacıyla dönüştürülmesi veya devredilmesi;
  • Bir malvarlığının suç geliri olduğunu bilerek; gerçek niteliğinin, kaynağının, yerinin, kullanımının, hareketlerinin veya mülkiyetinin veya malvarlığına ilişkin hakların gizlenmesi veya olduğundan değişik gösterilmesi.
  • Devletlerin kendi hukuk sisteminin temel kavramlarına tabi olarak, tesellüm anında bu tür bir malın suç geliri olduğunu bilerek; edinilmesi, bulundurulması veya kullanılması, bu maddede belirtilen suçlardan herhangi birini işlemeye veya teşebbüse örgütlü olarak veya suç işleme konusunda anlaşarak yardım, yataklık, kolaylaştırmak ve yol göstermek suretiyle katılınması

Aklama fiilleri olarak belirtilmiştir.

Konu hakkında bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.